Pilav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pilav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2012 Cuma

Yaza veda, cacıklı bulgur pilavıyla...

Farkında mısınız yaz bitti, artık sonbahar? Evet evet, ılık geçen günlere aldanmayalım, yağmurlar -benden duymuş olmayın ama- kapıda! Ne yazık ki, bir güneş-deniz-tatil üçlemesinin daha sonuna geldik. Artık evin yolunu bulma zamanı; neden derseniz yaz olunca insanın evine tıkılası gelmiyor, tabi bahçeli ve geniş balkonlu bir evi yoksa... Bizimkisi standart bir apartman dairesi olduğundan yazımız sokaklarda, sahilde, bisiklet tepesinde, fırsat buldukça da denize girilesi yerlerde geçti!



Haydi bakalım artık eve, yavaştan yazlıkları ayıralım (en azından askılıları), sonra bir bakliyat stoklarını yoklayalım, bir nevi sayım, temizlik toparlak yapalım. Sonra da haydi artık bütün yazı karpuz, peynir, soslu patlıcan kızartma ile geçirdiğimizle kalıp daha besleyici, daha ev tipi bir nevi kışlık yemekler hazırlamaya...


Ama önce kapanışı, bana göre oldukça yazlık olduğunu düşündüğüm, cacıklı bulgur pilavı adını taktığım tarifle yapalım!
  • 1 su bardağı ince bulgur
  • 1 su bardağı yağsız yoğurt
  • 2 adet orta boy salatalık
  • ¼ çay bardağı zeytin yağı
  • ½ su bardağı nane
  • Tuz – Karabiber – Kırmızı Pul Biber


Salatalıkları soyup rendeliyoruz. Naneleri ince ince kıyıyoruz.


Ardından, alışageldiğimizin dışında bulguru ılık su ile değil, yoğurt ve rendelediğimiz salatalıklar ile ıslatıyoruz.


Zeytinyağ ve baharat da ekleyip iyice harmanlıyoruz ve streç film ile üzerini kaplıyoruz.


Artık bulgurlar yoğurt ve salatalıkların suyunu çekene kadar beklemeliyiz, yaklaşık iki saat dinlenmesi pilavımızın hazırlanması için yeterli.

Cacıklı bulgur pilavı, nasıl ama? Mis gibi yaz kokuyor, yanında karpuz ile harika gidiyor...



Yaza veda, son bahara merhaba...
Artık mutfağa daha sık girmek için gayret içindeyim, lütfen sesim çıkmaz ise destekleyin.

Keyifli, afiyette günler dilerim...

30 Haziran 2011 Perşembe

Çölyak, gluten ve karabuğday...

Tam olarak adını hatırlamasam da okuduğum bir kitapta çölyak hastalığının nasıl da zor teşhis edildiğinden, bu süreçteki bir hastanın psikolojik sorunları olduğu varsayılarak tedavi edilmekten vazgeçilmek üzereyken, yıllar sonra teşhis konduğunda yemek yemediğinden değil, yediği tahılların emilmediği için kilo alamadığından bahsediyordu. Gluten, işte bu problem... Gluten buğday, arpa, çavdar ve yulafta bulunduğu için bu gıdalardan ömür boyu uzak durmak gerekiyor. Yani teşhis konduktan sonra sakınmak insanın elinde...

O kitapta karabuğdaydan da bahsediyordu. O sıralar ülkemizde yok, hatta bu hastalığı da ilk kez duymuşum, ama aklımda yer etmiş. Mutluyum ki migrenimi tetikleyenler hariç, gıda maddeleri ile bir alıp veremediğim yok. Karabuğday sevdam da tamamen besleyici değerleri ve doyuruculuğundan. Evet pilavla pek aram yok ama iyi ki bulgur, karabuğday var; kendine has acımsı ama tok, doygun ve fıstıkımsı tadı ile sevdiklerim arasında...

Karabuğdaylı bulgur pilavı için malzemelerimiz,

  • ½ bardak karabuğday
  • ½ bardak bulgur
  • ½ bardak yeşil mercimek
  • 4 ½ bardak su
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 adet orta boy soğan
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı nane
  • Tuz – karabiber
  • Süslemek için : Maydanoz

Öncelikle belirtmeliyim bulgur ve mercimek çölyak hastaları tarafından tüketime elverişli mi bilmiyorum ve birazdan sizlerle paylaşacağım tarif tamamen benim karabuğday tüketme halim, dolayısıyla şayet gluten yememeliyseniz doktorunuza bu eklentileri danışmalısınız.

Tüm malzemeler elinizin altındaysa, öncelikle karabuğdayı eski usül ayıklayın, içinde genel gidişata aykırı bir hal-hareket varsa onları kenara ayırın. Dişçi ile uğraşmak istemeyiz durup dururken, değil mi?

Ardından mercimek ve bulgur ile karabuğdayı suyun altında karıştırarak yıkayın, tozundan arınsın, nemlensin.

İnce ince doğradığınız yemeklik soğanı 2 yemek kaşığı zeytinyağı koydunuz tencerede sarartın. Ardından biber salçasını ekleyin ve kavurmaya devam edin. Bir kaç dakika sonra ıslattığınız bakliyatı tencerenize ekleyin ve kavurmaya devam edin. Karabuğday alıştığınız pilavlık malzemelerin ötesinde su çektiği için 4 ½ bardak suyu da ekleyin ve kaynayınca altını kısın, ara ara kontrol ederek pişirin.

Mercimeklerin de piştiğine kanaat getirdiğinizde, nane ekleyip biraz karıştırın ve pilavınızı dinlendirin. Sıcak veya ılık olarak tüketebilirsiniz. Servis ederken de minik kaplara doldurup ters çevirerek, maydanoz ve kırmızı biber ile süsleyerek sunabilirsiniz.

Dediğim gibi, gluten ile probleminiz varsa öncelikle doktorunuza danışın. Yoksa ilk bulduğunuz karabuğday ile bu pilavı yapın. “Karabuğday nedir?” derseniz bir Google’da aratın, ben yönlendirmiş olmayayım. “Nerde bulurum?” derseniz Migros, Tansaş ve Makrocenter’larda kendisine rastlanabildiğini duydum. Karabuğdaylı tariflere yenisini ekleyebilirim, takibe devam...

Sağlık olsun, afiyet olsun...

11 Şubat 2011 Cuma

Makarna değil, pilav fırında bu defa!

Pilavın yeri apayrıdır Türk mutfağında, baktığımızda tarih içeren tarif kitaplarına, onlarca içerikte pişen pilav buluruz sayfalar arasında. Boşuna değil pek çok atasözü vardır uğruna... Bir de pilav pişirmek yetenek işidir denir, bu laf da akıllarda yer etmiştir. Topkapı Sarayı'ndaki aşçıların amacı; çapı, derinliği 1 metreyi aşan kazanlarda pilav tutturmak olunca, pilav da maharetle özdeşleşmiş bu yolda...

Çeşit çeşittir pilavlar bildiğimiz, bembeyazı makbuldür ama varsa tavuk suyuna kabulümüzdür. Yoğurt katar içine sunarız midesi ile problem yaşayana, hastaya veya sebze ile yemiş ile süsler rengarenk bir tabak getiririz misafir olunca soframıza. Pilav olmazsa olmazdır Türk mutfağında, hal böyle olup bir de ben sos sevince bakın ne çıktı ortaya...


Pesto soslu pırasalı fırında pilav için malzemelerimiz;
  • 1-1/4 su bardağı pilavlık pirinç
  • 3 ince pırasa
  • 2 yumurta
  • 1,5 çay bardağı kaşar peyniri
  • 2 yemek kaşığı
  • 3 yemek kaşığı pesto sos
  • 1 yemek kaşığı sebze tozu
  • Karabiber - Tuz
Hazırlık olarak alıştığınız usulde ve pirinçle pilav yapmak ve pırasaları ince ince doğramak ile başlayın. Sonradan pesto sos kullanacağımızı düşünürsek yağ da cimri davranabilirsiniz.


Pilav hazır olunca biraz soluklanması için bırakın. Bu sırada zeytinyağı eklediğiniz derin bir tavada pırasaları kavurmaya başlayın, pırasalar kavrulurken sularını verince sebze tozunu ekleyin. (Sebze tozu yerine marketlerde hazır olarak satılan sebze çeşnisini de kullanabilirsiniz ancak biz daha doğal ve aromatik ürünler tercih ettiğimiz için market yerine İpek Hanım'dan sipariş vermeyi tercih ediyoruz.) Pırasalar 5 dakika içinde hazır olacaktır, sıra ile pilav ve pesto sosunu ekleyin ve iyice karıştırın. Ocağın altını kapatın ve yumurtaları ekleyerek iyice harmanlayın.


Yumurtanın yapıştırıcı ve lezzet arttırıcı vazife gördüğü bu tarifte, pilavın soluklanmasının sebebi de yumurtayı pişirmemesi için. Ardından pilavı dilerseniz tek ve geniş bir ısıya dayanıklı fırın kabına yayabilir ya da benim gibi 6 porsiyona ayırıp güveç kaselerine paylaştırabilirsiniz. Yeter ki fırına koymadan önce pilavın üzerine kaşar peynir eklemeyi unutmayın!


Önceden ısınması için 180°C’ ye ayarladığınız fırınınızın orta/üst raflarında 10-12 dakika süre ile kaşar peynirler eriyip kızarana kadar fırınlayın.


Sıcak sıcak servis yapabilir ve yanında fırınlanmış sebze sos ile misafirlerinize sunabilirsiniz. Farklı ve içinde pek çok uyumlu tadı bir arada barındıran bir tarif oldu, her çatal lezzet doldu! Fırınlanmış sebze sos da alışılmışın, tahmin edilebileceklerin dışında bir eşlikçi buldu. Tadıyla ve sunumuyla sizlerin ve misafirlerinizin de bizler gibi beğeneceğinize eminim!

Afiyet olsun,
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...