18 Haziran 2010 Cuma

Ruh haline göre yemek...

Tüm gün iş, güç derken canınız sıkılmış; çevrenizdekiler, trafik hayata dair – anlık da olsa – umutlarınızı yiyip bitirmişler size kırıntılar kalmış... Savunmasız, çöküp kalmaya bir adım yakın ama/ve açsınız. Bir yandan yatıp uyuyup dinlenmek ve yoğun geçen günü unutmak istiyorsunuz bir yandan da yemek istiyorsunuz ama ne yiyeceğim derdindesiniz...Boşuna dememişler “Boş bir mide, dolu bir kafayı boşaltabilir” diye.

Yemek yapmanın, sebzeleri ince ince doğramanın, tavada tencerede çıkarttıkları sesleri dinlemenin verdiği huzur bir yana, bu gibi anların yardımcısı yiyecekler de vardır... Hem mideye ve göze hitap eder, hem de ruhu doyurur... Dinginlik getirir, huzur verir... Mesela ceviz için çeşitli araştırmalar Omega 3 ve B vitamini yönünden zengin olması sebebiyle ve özellikle kışın görülen depresif ruh haline iyi gelir diye belirtir. Ayrıca, halk arasında “mutluluk hormonu” olarak da tabir edilen endorfin salgılatması sebebiyle; çilek, muz, üzüm, portakal, çikolata, dondurma, fıstık ve makarnanın da ruh haline iyi geldiği ispatlanmıştır. Ancak fazla kilonun ruh haline hiç de iyi gelmediği unutmadan, kalorili olmaları sebebiyle makul miktarlarda yemek kaydıyla...

Bugünkü tarifimiz olan "Bolonez Soslu Makarna" da tam bu ruh halinde iken hazırlandı, fotoğraflandı ve büyük bir iştah ile tüketilerek huzura erildi...

2 kişi için malzemelerimiz basit...

  • 250 gr. az yağlı dana kıyma
  • ½ paket makarna
  • 1 ufak soğan
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 yemek kaşığı tepeleme domates salçası
  • 1 çay bardağı su
  • Tuz – Karabiber – Tatlı Toz Kırmızı Biber...

Teflon tavada kıymayı orta ateşte kavurarak işe başlıyoruz, 10 dakika yeterli. Ardında pişme süresi daha kısa olan ve küçük küpler halinde doğranan soğanı 3-5 dakika daha kavrulması için tavaya, 2 yemek kaşığı sıvı yağ ile beraber ekliyoruz.

Bu sırada alıştığınız şekilde makarnalarını da haşlayabilirsiniz. Benim tercihim Al Dente (diri, dişe gelir) bu şekilde hem hamurumsu olmuyor hem de sosu emmek yerine onunla bütünleşiyor, yapışmıyor.

Soğan ile kavrulan kıymaya, bir 1 çay bardağı su içinde çözdüğümüz 1 yemek kaşığı tepeleme domates salçasını ve tercih edilen baharatı ekleyerek suyunu biraz çekmesini bekliyoruz. Bu işlem de yaklaşık 3-4 dakika alıyor ve sosumuz hazır.

Şimdi ister üzerini baharat ile süsleyin, ister Türk usülü yoğurt ve nane ile pratik mantıya çevirin, isterseniz de sadece çiğ inek sütünden yapılan Parmigiano-Reggiano veya Parmesan olarak bildiğimiz peynir rendesi ile tadını zenginleştirin.

Malzemeler fotoğrafındaki garip şekilli kıymaya gelince, bu da bir pratik öneri... Bildiğiniz gibi, kasaptan aldığımız kıymaların gramı ne olursa olsun, silindir şeklinde paketlenir ve bu şekilde dondurulursa çözülmesi zaman alır. Bu sebeple ben kasaptan aldığım kıymaları 250 gr.lık parçalar halinde ayrı ayrı buzdolabı poşetine koyuyor, neredeyse en ucundan ağzını bağlıyor ve torbanın içine incecik kalacak şekilde kıymayı torbaya yayıyorum. Böylece çözülme süresi oldukça azalıyor ve sonuca – yemek dolu tabağa – ulaşma sürem kısalıyor...

“Müzik ruhun gıdasıdır” demişler ancak bence duyulara ve hormonlara hitap eden iyi bir yemek de müziğe eşlik etmeli... Yemek yaşamak için zorunluluk olduğu için değil her duyuya hitap ederek, duyuları damağı besleyerek, her baharatın tadını hissederek, keyifle mutlulukla yenilemelidir. Ama unutmayın, CocaCola’nın yıllardır reklamlarında belirttiği gibi “mutluluk paylaştıkça çoğalır”...

Beğendiğinizi umut eder, afiyetler dilerim...

3 yorum:

Esin dedi ki...

Makarna benim 1 numaralı "comfort food"um, ne zaman sıkışsam, bir çeşit makarna yardımcı olur. Hele de yanında bir kadeh güzel şarap varsa......

Esin dedi ki...

Madem yemek Italyan ve müzikten bahsetmişsin, Eros Ramazotti güzel gider- Stella Gemela mesela

Özge B. dedi ki...

düşündüm de pişirirken de iyi gider "dove sarai" diye...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...